'Teknoloji' kategorisi için arşiv

Google’den Al Haberi…

Çarşamba, 13 Ağustos 2008


Google'den Al Haberi...

Google’ın haber servisi artık Türkçe desteğine sahip.

“Google Haberler”in, bugün Türkiye’de yayın hayatına geçtiği ve bu sayede, Türkiye’deki internet kullanıcılarının, 400′den fazla Türkçe kaynaktan sağlanan en son haberlere erişebileceği bildirildi.

Google Türkiye’den yapılan yazılı açıklamada, geniş kapsamlı bir haber arama hizmeti olan Google Haberler’in, kullanıcılara tüm dünyadan binlerce haber kaynağına ulaşma ve böylece haberleri dakikası dakikasına takip edip, “birçok farklı bakış açısını yansıtan geniş bir fikir yelpazesine kolaylıkla erişme” olanağı tanıdığı belirtildi.

Google Haberler’in, kullanıcıları bir haberle ilgili birçok farklı yayından çeşitli yazıları okumaya ve ilgilerini çekebilecek bir konuyla ilgili arama yapmaya teşvik ettiği kaydedildi.

Google Haberler’in Türkçe sürümüne http://news.google.com.tr sitesinden ulaşılabileceği ve yeni sunumla beraber GoogleNews’in, artık 22 farklı dilde, 40′ın üzerinde bölgesel sürümde hizmete başlamış olduğu aktarıldı.

Açıklamada, kullanıcıların, bir haberin tamamını okumak için haber başlığını tıkladığında doğrudan yayıncının internet sitesine yönlendiriliği vurgulandı.

Google Haberler Ürün Müdürü Grim Iversen, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Google Haberler’in, hem kullanıcılar hem de yayıncılar için “harika” bir fırsat olduğunu ifade ederek, şöyle dedi: “Amacımız, kullanıcıların aradıkları haberleri olabildiğince kısa sürede bulmalarına yardımcı olmak. Google Haberler, kullanıcıların tüm dünyadaki yayıncıların en son haber başlıklarına kolaylıkla göz atmalarını ve isterlerse yayıncının sitesindeki haberleri okumalarını sağlıyor. Kullanıcılar için haber aramayı daha kolay bir hale getirerek daha çok insanın daha fazla yayın içeriğini bulmasına yardım ediyoruz.

Okuyucular, daha önceden bilip sevdikleri yayıncıların haberlerinin yanı sıra, belki de varlıklarından haberdar bile olmadıkları kaynakların haberlerine de ulaşabiliyor. Okuyucular daha fazla habere kavuşurken yayıncılar da sitelerinde daha fazla okuyucuyla buluşuyor.”

Google Türkiye Pazarlama Müdürü Mustafa İçil de, “Google Haberler’e Türkiye’den de ulaşılabildiği için çok heyecanlı olduklarını belirterek, “Ana dilimizde haber aramak ve bu haberlere göz gezdirmek, birçok haber kaynağındaki habere erişebileceğimiz ve yepyeni bakış açılarını keşfedebileceğimiz anlamına geliyor” dedi.

Rapidshare’in yeni sistemi ve ücretsiz download programı…

Salı, 12 Ağustos 2008

Evet arkadaşlar, rapidshare sistemini değiştirdi.
Yeni sistemin açıklarından faydalanarak sıra beklemeden, tarayıcı açmadan, ücretsiz download yapma yöntemini yazıyorum.

Yeni sisteme göre: ücretli hesabı olanlar için indirme kotası 2 katına çıkartıldı. Ücretsiz olarak bu servisten yararlanmak isteyenler için de bekleme süresini ortadan kaldırdı. Bu yenilikleri bekleyen kurnaz kullanıcılar, geliştirdikleri sistemle beklemeye gerek kalmadan, tıpkı ücretli üyeliğiniz varmış gibi download yapmanıza olanak sağlayan bir yazılım geliştirdiler.

Program:
http://cryptload.info/download/
Kurulumu çok kolay.

Sadece içerisine rapidshare linklerini atın o kendi kendine indirir ve birisi bitince yenisi başlar.

Mini Karadelikler 9 boyutlu evren ve CERN deneyi

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Tüm dünya,özellikle bilimsel çevreler,bu sene içinde gerçekleştirilmesi planlanan CERN deneyi üzerine odaklanmış.Bilimi henüz yeterince kültür yaşamına yansıtamayan ülkemizde bile deney ,belki de talihsiz uçak kazası nedeni ile,gündeme taşınmıştır.

Meraklı bekleyiş bir endişeyi de beraberinde getirmektedir.Acaba çarpışma anında oluşacağı tahmin edilen mini karadelikler bir tehlikemidir?

Karadelikler,kütlenin bir başka değişle enerjinin,çok küçük bir hacım içersine yoğunlaşması ile meydana gelen kozmik oluşumlardır.Fındık büyüklüğündeki bir taşı yukarı fırlatırsanız ,bir miktar yükselir sonra geri döner.Aynı taşı sapan ile fırlatsanız biraz daha yükseğe çıkar,fakat yine geri döner.Kıtalar arası füzeler bile,belli bir yüksekliğe çıktıktan sonra geri dönerler.Geri dönüşün nedeni yer-çekimdir.Gece karanlığında bir el fenerini yukarı doğru tutsanız ışık demeti yer-çekimine  hiç aldırmadan yükselir.Büyüklü küçüklü bütün taşları devasa füzeleri,bombaları, dev uçakları,  kendisine doğru çeken koskoca dünya,küçücük bir el fenerinden çıkan ışığa hakim olamaz.Ancak dünyayı portakal büyüklüğünde bir hacım sıkıştırabilirseniz,el fenerini filan dinlemez,yakınından geçen ışık demetlerini büker ve  içine çeker.Artık dünya bir karadeliktir.Kara delikler  ışık da dahil bütün enerji formlarını içine çeken ve karartan kozmik  hortumculardır.Bir karadeliğin etki bölgesine girip çıkmak mümkün değildir.

Bir yıldızın ömrü içerdiği hidrojen miktarı ile orantılıdır.Dört hidrojen bir araya gelip kaynayarak bir helyum çekirdeği oluşturur bir miktar enerji açığa çıkar.Buna füzyon enerjisi denir.Yıldızları ışıl ışıl yapan bu enerjidir.Güneş enerjisini de aynı reaksiyonlar ile üretir.Ancak yakıt yani hidrojen bitince yıldız ışıma yapamaz ve rengi solar,kütle-çekim kuvvetini ışıma basıncı dengeleyemez,yıldız kendi üzerine  çöker,çökerken de büyük bir patlama gözlenir.Buna süpernova patlaması denir.Böyle bir patlamayı  karadelik oluşumu takip eder.Astronomi tarihinin en şiddetli süpernova patlaması,yerküreden evrenin yarısı kadar uzakta bir konumda, 23 ocak 1999 gözlenmiştir.Patlama o kadar şiddetli olmuştur ki,eğer birkaç bin ışık yılı uzakta bir konumda meydana gelseydi yerküre üzerinde hiçbir canlı kalmazdı.

Karadelikler sadece süpernova patlamaları ile oluşmazlar.1970 yılında ünlü kozmolojist Stephan Hawkigs,büyük patlamayı takip eden ilk mikro saniye içinde karadeliklerin nasıl oluştuklarını açıklayan bir model kurgulamıştır.Esasında evrenin bu dönem fiziğini açıklayan bir teorisi henüz oluşturulamamıştır.Ancak genel göreliliği ve kuantum mekaniğini belirleyen fiziksel sabitlerden bu dönem büyüklüklerini hesap etmek mümkündür.Kuantum mekaniğinde uzunluğu,Compton dalgaboyu genel görelilikte eşik karadelik uzunluğunu  veren Schwartzchild  yarıçapı belirler.Bu iki uzunluğu eşitleyerek bu döneme ait  fiziksel büyüklükler hesap edilir.Bunlar genel görelilik yani kütle-çekim ile kuantum fiziğinin aynı anda geçerli olduğu dönemi karakterize eder.İlk mikro saniye içindeki geçerli fiziksel büyüklükler:

Planck uzunluğu=10-35 metre (metrenin 100000 çarpı katrilyon çarpı katrilyonda biri),Planck zamanı=10-43saniye (saniyenin 10 trilyon çarpı katrilyon çarpı katrilyonda biri) ve Planck yoğunluğu=10-97 kg/m3)  olarak bulunur.Mini karadelik veya kuantum karadelik oluşum hesabı bu büyüklükler üzerinden yapılır.Planck uzunluğuna karşı gelen kütle 10-8 kg dır.Proton-proton çarpışma deneyinde  bir karadelik oluşması için Planck uzunluğuna 10-8 kg büyüklüğünde enerji tekabül etmesi gerekir.Şimdi CERN deney parametrelerini analiz ederek Planck uzunluğuna 10-8 kg  tekabül edip etmediğini bulalım.

CERN deneyinde 7 TeV gibi ışık hızına yakın hızlarda hareket eden  proton demetleri alın alına çarpıştıklarında,14TeV değerinde  bir enerji ortaya çıkacaktır.Proton boyutu 10-15 metredir.Bu  bir metrenin100 trilyonda biri kadar  küçük bir boyut demektir.Çarpışma anında tüm enerji proton boyutuna sıkışmış olacaktır.Einstein’ın ünlü E= MC2  bağıntısına göre proton boyutuna sıkışan enerji, protonun durgun enerjisinin 7000 katıdır.Protonun ölçülen yarıçapı göz önüne alınırsa,çarpışma anında Planck uzunluğuna tekabül eden enerji 10-23 kg dır.Standart kozmolojiye göre yukarda verilen hesapta anlatıldığı gibi bir karadeliğin oluşması için Planck uzunluğuna tekabül edecek enerjinin 10-8kg olması gerekir.Aradaki fark 15 mertebe dir.Dolayısı  ile çarpışmaya sadece o dönem fiziksel büyüklükler bağlamında bakıldığında ,karadeliğin oluşması mümkün değildir.

Proton-proton çarpışmasına fiziksel büyüklükleri göz önüne alarak ile değil Sicim Teorisi(String Theory) gözlükleri bakarsanız bambaşka bir resim görürüsünüz.Kuantum mekanik ve genel görelilik evreni dört boyutlu uzay-zaman geometrisine yerleştirir.Sicim teorisinde ise evren,Planck ölçeğinde 9 boyutlu uzay içinde biçimlenir.Boyut sayısı arttıkça alan şiddetlerini belirleyen kuvvet çizgilerinin birim yüzeyden geçen sayısı,dolayısıyla alan şiddeti artar.Proton proton çarpışmasında kütle -çekim alan şiddeti dört boyutlu uzay-zaman geometrisindeki alan şiddetinin 256 katı kadar büyür.Eğer kapalı boyutlar yeteri derecede büyükse bu etkinin, CERN deneyinde,kendisini  mini karadelik olarak göstermesi gerekir.

En iyimser senaryolar üzerine kurgulanan kaba tahminlere göre,saniyede bir mini karadelik oluşacaktır.Dolayısıyla  bundan böyle yüksek enerji parçacık hızlandırıcılarına mini karadelik fabrikaları gibi bakmak mümkündür.Ancak oluşacak karadeliklerin güvenli bir moda bozunup  yok olacakları bir tartışma konusudur.Proton demetleri alın alına  çarpıştıklarında detektörlerde karadeliklerin de izleri görülecektir.Bu benim bir teorik fizikçi olarak  kişisel tahminimdir.Tahminimin doğru olup olmadığı en fazla bir sene içinde anlaşılacaktır.

Hawkigs,1970 tarihli ünlü makalesinde enerji formundaki bilginin karadeliklerde yok olacağını ileri sürer.Buna karşın kuantum mantık oluşacak karadeliklerin kararlı olamayacağını dolayısıyla endişelenmenin yersiz olduğunu söyler.Çarpışmada oluşacak mini karadelik benzeri bir kuantum sistemini kararlı yapan,yani kalıcı yapan,elektrik yük veya baryon sayısı korunumu gibi,seçim kurallarıdır.Mini karadelikler için teori eşik enerji ve eşik hacım dışında hiçbir seçim kuralı koymaz.Bu nedenle Çarpışmada oluşacak karadelikler kalıcı olmayacak,termodinamiğin ikinci kanununa uyarak bozunacaklardır.Oluşum  anı t=0 kabul edilirse  oluşumdan sonraki,10-27 saniye içinde  karadelik, sicim teorisinin tahminlerine uygun olarak maddenin temel birim kütlesini yayınlayarak yok olacaktır.Yani tehlike yoktur.

Proton demetleri  böylesine yüksek enerjilerde çarpıştıklarında sicim teorisi mini karadeliklerin oluşacağını tahmin etmektedir.Önemli olan tahmin değil,oluşan karadeliklerin detektörlerde görünmesidir.Yukarıda belirttiğim gibi bana göre,detektörler karadelikleri ve HİGGS’i(tanrının zerreleri) görecektir.Karadeliklerin tespiti sicim teorisinin,yani süpersimetrik teorilerin doğru olduğunu kanıtlayacaktır.

Tüm zamanların en pahalı ve en ilginç  deneyi bilim ve teknolojide hayal dahi edilemeyen gelişmelere neden olacaktır.Bu gizemli evren yeni fizik yeni Einsteinlar ve yeni Newtonlar yaratacağa benzemektedir.

3G veya GGG ne demektir?

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Son günlerde yazılı  ve görsel basında 3G’den sıkça geçmektedir.TV de Vestel şirketinin bir yetkilisi bilgisayarlarındaki donanımı GGG’ye göre düzenledikleri gibi bir beyanat verdi. Bir iletişim sistemi olduğu ilan edilen 3G nedir?Söylenenlere göre,sistemin teknik alt yapısı tamamlandıktan sonra,tüm internet erişimleri ve iletişim sistemimiz bu yeni teknolojiye bağlanmış olacaktır.Hürriyetin teknoloji penceresine yansıttığımız bu makalede,GGG siteminin ne olduğu,nereden çıktığı ve ne gibi değişimler meydan getireceği anlatılacaktır.

Teknolojideki tüm yenilikler fizik,kimya,biyoloji deki buluşlara dayandırılarak gerçekleştirilir.Örneğin tranzistörlerin keşfi toplum yaşamının tüm katmanında inanılmaz değişimlere sahne olmuştur.Dünya küçülmüş,küreselleşme siyaset ve ekonomi sahnesinde boy göstermiştir.Yazılı kültürü dijital kültüre dönüşmeye başlamış.Günümüzde yaygın olarak kullanılan WWW(World Wide Wep) erişim sistemi bulunmuş,sosyal,ekonomik,siyasi yaşam kendisini bu sisteme göre tanzim etmiş, işler birden bire kolaylaşıvermiştir.GGG veya 3G,WWW  yerini alacak ve günlük yaşantımız,aklımızın alamayacağı boyutlarda   etkileyecektir.GGG’yi anlamak için WWW’nın nasıl meydana getirildiğinin çok kısa bir öyküsünü dinlemek gerekir.

2008′de CERN (European Organization for Nuclear research) Cenevre yakınlarında Avrupa ülkelerinin ortak girişimleri ile kurulan bir nükleer araştırma merkezidir;Avrupa bilim ve teknolojisinin amiral gemisidir. Bu merkezde 2008 de tüm zamanların en pahalı(5-6 milyar dolar.Gerçekten çok büyük para) ve en iddialı fizik deneyi gerçekleştirilecektir.Büyük Proton Hızlandırıcısında (LHC=Large Hadron Collider) ışık hızına yakın hızlarda hareket eden  protonlar alın alına çarpıştırılacaktır.Evren plazma fazını sürerken ışık kümesi içinde yoğunlaşan nötron ve protonların böylesine yüksek hızlarda alın alına çarpışarak tekrar kendisini meydana getiren parçacıklara ve ışık enerjisine dönüştüğü düşünülmektedir.Dolayısıyla deneyi,büyük patlamanın,yani yaradılışın,çok çok küçük bir bölümünün tekrarı olarak kabul etmek mümkündür.Çapı bir metrenin katrilyonda biri kadar küçük olan protonlar 7 TeV gibi inanılmaz hızlara yükseltip alın alına çarpıştıracak teknolojiyi geliştirmek,insan aklının ve yeteneğinin bu günkü sınırlarını belirler.Böyle bir teknolojik hassasiyet ve kalite yalnız proton-proton çarpışması ile sınırlı kalmayıp diğer teknolojileri de etkisi altına alacaktır.Bu hızda hareket eden protonların enerjisi durgun kütle enerjisinin tam 14.000 katıdır.

CERN’ de daha düşük enerjilerdeki çarpışmalara ait bilgileri elektronik ortamda işlemek için tasarlanmış algoritmalar,bugün WWW (World Wide Web) olarak bilinen erişim sistemini meydana getirmiştir.Bu önemli bilgi işlem sistemi CERN araştırmacılarından Tım Barners ve Lee tarafından geliştirilmiştir.Bilgi teknolojileri için önemli bir aşama olan WWW erişim sistemi,yukarıda boyutlarını kabaca açıkladığımız LHC deneyleri sonucu elde edilen bilginin işlenmesi aşamasında çok ciddi değişimlere uğrayacaktır.Çarpışma sonucu elde edilen bulguların anlamlı dijital bilgiler üreten merkezlere,ışık hızına yakın hızlarda yöneltilmesi yeni bir bilgi şebekesini ortaya çıkaracaktır DATA GRİD olarak bilinen bu proje,CERN ile birlikte Avrupa Birliği’nin diğer bilgi teknolojilerindeki uzman kuruluşlarınca yürütülmektedir.Büyük bir olasılıkla 2008′dan sonra WWW yerini GGG erişim sistemine bırakacaktır.

2008 yı1ında gerçekleştirilmesi tasarlanan proton-proton çarpışmalarını sonuçlarını saptayacak dev detektörlerde senede ortalama 10 milyon Gigabyte bilgi birikecektir.Bu 20 milyon CD-ROM’un içerdiği bilgiye denktir.Böylesine kapsamlı bir bilgi selinin analizi bugün mevcut hesap gücünün çok üstündedir.Gelişmiş ülkelerde 10000 kadar bilim insanı,bu olağanüstü bilgi okyanusunun içerdiği doğa gizemlerini ortaya çıkaracak anlamlı bilgiler elde etmenin yöntemi üzerinde çalışmaktadırlar.Dayandırılan strateji,yüzlerce üniversite ve araştırma kurumundaki 10 binlerce bilgisayar ve belleği iletişim teknolojileri kullanarak koordineli bir şekilde yönetmektir.Bu amaca yönelik olarak CERN bünyesinde bir açık laboratuar kurulmuştur.Enterasys, Networks, Intel ve KPNQ West gibi enformasyon teknolojisinin dev şirketleri ciddi fonlar ayırarak CERN ile işbirliği halinde Data Grid projesi için çalışmaktadırlar.Projesi amacı GGG erişim sistemini oluşturmaktır.GGG gerçekleştiğinde meterolojistler daha güvenli tahminler yapabilecek,kısa zaman aralıkları için dahi olsa atmosferik olayların belli bir boyutta kontrol altına alabilmenin koşulları bulunabilecek,tıp araştırmaları daha derinlere inebilecek,biyoteknolojide ise yeni ufuklar açılacaktır.

CERN’de yerin 100 metre altına kazılmış 27 km uzunluğundaki dairesel tünel,şimdiye kadar hiçbir hızlandırıcıda ulaşılamamış bu çok yüksek enerjiye ulaşmak için kullanılacaktır.Enerjisi 7 TeV olan proton demetini çevresi 27 km. olan dairesel yörüngede tutacak manyetik alan şiddetine,şimdiye kadar hiçbir hızlandırıcıda ulaşılamamıştır.Hava yastıkları üzerinde adeta uçan,çok hızlı trenlerde bile,böylesine yüksek bir manyetik alan şiddeti yoktur.Dolayısıyla LHC (Büyük Proton Hızlandırıcı) yalnız bilimsel açıdan değil,teknoloji ve mühendislik açısından da hassasiyet ve kalitenin doruk noktasıdır.

Hızlandırılmış proton demetini bükerek dairesel yörüngede hareket etmeye zorlayan manyetik alan,süper iletken kablolardan yapılmış elektromıknatıslar kullanılarak elde edilecektir.Yukarıda belirttiğimiz gibi,7 TeV(ev=elektron bir elektronun bir voltluk gerilim altında kazandığı kinetik enerjidir.TeV ise bunun trilyon katıdır.) volt enerjisine sahip protonları,ancak 8,3 Tesla şiddetinde bir manyetik alan dairesel yörüngede tutabilir;bu yerküre manyetik alanının 100.000 katına denktir.Böylesine yüksek manyetik alan şiddeti ancak 12.000 amperlik elektrik akımı ile sağlanır.Herhangi bir iletkenden 12.000 amperlik akım geçirmek kolay değildir.Bu şiddette bir akım,ancak süper iletken kabloların -271 santigrat sıcaklıktaki sıvı helyum banyolar içine yerleştirilmesi ile elde edilir.Görüldüğü gibi,LHC deneyleri yüksek gerilim mühendisliği düşük sıcaklıklar ve malzeme bilimlerinde çok ciddi ilerlemelere ve yeni know-how’ların elde edilmelerine neden olacaktır

LHC’ de hızlandırılmış proton demetini bir ipe dizilmiş tespih tanelerine benzetmek mümkündür.Işık hızına yakın hızlarda hareket eden protonlar  saniyede 800 milyon kere çarpışacaklardır.Çarpışmadan sadece milyonda biri deneyin ilgilendiği bilgileri verecektir.Bu sıra dışı bilgi yayılma hızını kontrol ederek çarpışma sonrası elde edilen fotoğrafı,dijital bilgiye ,yani anlamlı bilgiye GGG  dönüştürecektir.Şimdi bilgisayarınızın başında WWW erişim sistemini kullanıyorsunuz.Bunun GGG’ye dönüştüğünü farz etseniz bilgiye erişim hızınızı aklınız alamaz.Binlerce CD-ROM ‘a yüklü bilgileri saniye mertebsinde bir zaman aralığında analiz edebilirsiniz.Tüm yazılım,yani soft  ware,bambaşka  bir şekil alacaktır.Sadece Dünyayı değil tüm bir evreni yeterli yazılımınız varsa ekranınıza taşıyabileceksiniz.Olacakları hayal dahi edemiyorum.

Sır telefon ortaya çıktı

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Sır telefon ortaya çıktı

Sır telefon ortaya çıktı

Nokia’nın Kara Şovalye’si, henüz resmi olarak açıklanmasa da resimleri internette dolaşıyor.

Nokia’nın sır telefonunun fotoğrafları FOTO GALERİ

Nokia’nın uzun zamandır sır olan telefonu ile ilgili ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. Adının önce Tube, sonra iPerformer ve son olarak da Xpress Music 5800 olacağı söylenen iPhone katili, daha önce “Kara Şovalye - The Drak Knight” filminde 2 saniye kadar görünmüştü. Ama Nokia’nın yeni canavarı ile ilgili bu kadar ayrıntılı resimlere daha önce hiç rastlamamıştık. Bu resimlerde dikkat çeken en önemli detay, telefonun üzerinde “Xpress Music” ibaresinin yer alması. Görünen o ki, Nokia Xpress Music adında büyük oranda karar kılmış. Büyük oranda diyoruz; çünkü yeni bir söylentiye göre de telefonun adı XpressMedia olabilir…
Nokia Xpress Music 5800, 3.2 inç ekrana ve 640×360 çözünürlüğe sahip.

111×52x14.5 mm ebatlarında olan ve sadece 104 gram ağırlığında olan Nokia Xpress Music 5800, Symbian’ın 5. sürümüyle beraber kullanıcıya sunuluyor. 140 MB dahili hafızası bulunan ürünün diğer özellikleri ise şöyle:

- 16 milyon renk TFT LCD
- 16:9 görüntü modu
- 3.2 megapiksel otomatik odaklı Carl Zeiss optik lens
- Çift LED flash
- GPS desteği
- GSM/GPRS/EGDE/WCDMA/HSDPA/WLAN kablosuz bağlantı ve Bluetooth teknolojisi
- TV çıkışı

Telefonun ne zaman piyasada olacağı hakkında henüz bir açıklama yok. Zaten Nokia halen söylenti olarak dolaşan XpressMusic 5800′ü resmi olarak tanıtmadan bir tarihten bahsedilmesini de beklemiyoruz

Firefox 3.1 Alpha çıktı

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Firefox 3.1 Alpha çıktı

Firefox 3.1 Alpha çıktı

Firefox’un Shiretoko kod adıyla geliştirilen 3.1 sürümünün ilk Alpha’sı yayında.

Mozilla, yaptığı açıklamayla Firefox 3.1′in Alpha 1 sürümünü resmi olarak indirilmeye sunduğunu duyurdu. Shiretoko kod adıyla geliştirilen Firefox 3.1, sekme ön izlemesi ve otomatik tag tamamlama gibi özelliklere sahip olacak, Gecko motorunda da bir takım iyileştirmelerle birlikte gelecek.

Burada yer alan Alpha 1 duyurusunda altı çizilen nokta, bu sürümün geliştiriciler ve tester’lar için olduğunun altı çiziliyor. Eğer siz de yeni Firefox’u denemek ve test etmek isterseniz, işte gerekli indirme bağlantıları:

Shiretoko Alpha 1 (Windows)

Shiretoko Alpha 1 (Linux)

Shiretoko Alpha 1 (Mac OS)

PC’niz buzdolabı oluyor

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Eski tarz soğutmanın modası geçiyor. Yakında her bilgisayar bir buzdolabı olacak.

Purdue Üniversitesi’ndeki araştırmacılar bir laptop’un içine sığabilecek kadar küçük buzdolabı soğutma sistemleri geliştiriyor. Araştırmacılara göre bu soğutma sistemleri sayesinde mikroçip ısınlarının düşürülmesiyle hem performans yükselecek hem de bilgisayarların boyutları küçülecek.

Günümüzde bilgisayar soğutma sistemleri genelde havayı, işlemciye bağlı bulunan ısı alıcıların (heat sink) içinden dolaştıran pervanelerden oluşuyor. Purdue Üniversitesi’nde geliştirilen sistemde ise buzdolaplarında kullanılan soğutma teknolojisi kullanılıyor.

Purdue araştırma ekibi kompresör ve buharlaştırıcı denen minyatür bileşenlerin tasarımına odaklanıyor. Ekip çok küçük bir diyaframdan soğutucu madde pompalayan küçük kompresör ünitesi modelleri geliştirdi. Diyaframın pompalama işlemi “elektrostatik diyafram sıkıştırması” tekniğiyle oluyor.

Araştırma ekibinin başındaki Suresh Garimella, en büyük sorunlarının bu kadar küçük soğutma üniteleri tasarlamak olduğunu söylüyor. Gelecekte üretilecek bilgisayar çiplerinin günümüzdekilere göre on kat daha fazla ısı üreteceğini belirten Garimella, bu yüzden yeni soğutma sistemlerine ihtiyaç duyulacağının altını çiziyor.

Bu ümit vaat eden teknolojiyle ilgili bir başka sorun ise üretim masrafları. Garimella ve ekibi henüz bu teknolojiyi endüstrinin talep ettiği fiyatta üretebilmenin yolunu bulabilmiş değil.

Oyun bilgisayarlarına yeni Nvidialar

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Dizüstü bilgisayarlar başta olmak üzere performans isteyen oyun bilgisayarları için de kullanılabilecek olan yeni Nvidia işlemcilerin duyurusu yapıldı.

Nvidia, dizüstü bilgisayarlar için GeForce 9800M ve 9700M grafik işlemcilerinin (GPU) duyurusunu yaptı. GeForce 9M serisinin avantajı sadece oyunlarda yaşanmayacak. Yazılım geliştiriciler de aynı zamanda çeşitli mimari avantajlarından ötürü işlem hızında artış yaşayacak. Bilgisayar oyunlarının dışında dijital video formatlarının çevrilmesi veya yüksek çözünürlüklü fotoğraf düzenleme gibi işlemlerde de sürat kazanılacak.

Yeni işlemcilerin GeForce 9800M GTX, GeForce 9800M GTS, GeForce 9800 GT, GeForce 9700M GTS ve GeForce 9700M GT olmak üzere beş farklı modeli bulunuyor. Nvidia, kısa bir süre önce orta sınıf dizüstü bilgisayarlar için piyasaya sürülen GeForce 9600M ve 9500M ile birlikte toplam 9 farklı ürünle kullanıcılara seçenekler sunuyor.

GeForce 9800M ve GeForce 9700M-serisindeki işlemciler dünya genelinde 20 büyük dizüstü markasında kullanılacak. Oyuna yönelik dizüstü bilgisayarlarında yine dünya genelinde 15′ten fazla yerel bilgisayar markası Nvidia’nın yeni işlemcilerinin yer alacağı modelleri yakında piyasaya sürecek.

Lenovo 3000 N200

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Tasarım
Aynı ellerden çıkmış olsa da Lenovo 3000 N200’ün pek IBM ThinkPad’leri andırdığını söyleyemeyiz. Hatta ThinkPad’lerin aksine gümüş yuvarlak hatlı bir kasaya sahip.  Daha kapağı açmadan sağına soluna bakıldığında ne kadar dikkatlice tasarlandığı görülebiliyor. Sağ yanda sıralanan 3 adet USB girişinin dışında sol yanında da 1 adet USB girişi bulabiliyorsunuz.  Bu sayede N200’ü kullanırken USB bağlantıları hiçbir sorun yaratmayacağa benziyor.

Kapağı açmaya niyetlendiğinizde kilidin sağ yana doğru konumlandırıldığını görebilirsiniz. Genellikle dizüstü bilgisayarlarda bu açma kilidinin tam ortaya konumlandırılmış olduğu düşünülürse bu durum biraz alışkanlık gerektirebilir. Kapağı açtığınızda bu sefer 15.4 inç’lik parlak ekran ve geniş bir çalışma alanıyla karşılaşıyorsunuz. Geniş bir çalışma alanı diyorum çünkü klavye bütün tabana yayılmak yerine daha kompakt bir şekilde kullanılmış; bu sayede elinizin herhangi yanlış bir tuşa basma olasılığı yok. Bilgisayarı ilk açma girişiminde bu sefer genellikle sol üste yerleştirilen  “power” tuşunun üstte ve tam ortada olduğunu görüyorsunuz. N200 kesinlikle geleneksel bir dizüstü bilgisayar değil.  Power tuşunun yanındaki logolu yeşil led’ler N200’ün durumu hakkında bilgi veriyor… Aynı şekilde hemen ön tarafta bulunan led’ler de pil durumu, uyku modu veya kablosuz gibi özelliklerin bilgisini veriyor. Fakat herşeyin ötesinde kapağı açar açmaz ilk dikkatinizi çeken parmakizi okuyucu oluyor. Ekranın üstündeki web cam’i de unutmayalım elbette. Herşeyin ötesinde N200 baskılara göğüs gerebilecek kadar güçlü ve sağlam bir dizüstü bilgisayar…

Özellikler ve performans

N200 çalışmaya başladığı an hissedilen fan, gerçekten de kuvvetli ve uzun süre çalıştığınızda bile dizüstü bilgisayarın ısınmamasını sağlıyor. Bunun dışında Lenovo’nun kendi Lenovo Care’inin içinde bulunan tüm programlar, N200’ün sorunsuz çalışmasını ve  bir sorun olduğunda bilgilerinizin kolayca kurtarılmasını  sağlıyor. Lenovo Multimedia Center ise Nero’nun yapabileceği herşeyi yapabiliyor. Ayrıca buradan DVD izleyebilir, müzik dinleyebilirsiniz.  Müzik dinlemek demişken N200’ün hoparlörlerinin de bir dizüstü bilgisayar için oldukça kaliteli bir performans sunduğunu söyleyebilirim. Özellikle film seyrederken sesler ve konuşmalar oldukça net duyuluyor.
Kablosuz performansına gelince N200, bu noktada da oldukça sorunsuz bir bağlantı sunuyor diyebilirim.  Vista sayesinde kolayca bulunan ve kurulan kablosuz ayarları hemen internete bağlanmanızı sağlıyor. Sonuç: gayet profesyonel…

Son olarak N200 için performanslı ve şık bir dizüstü bilgisayar diyebilirim. Fakat multimedya özellikleri de çok gelişmiş olmasına rağmen nedense daha çok iş dünyasına aitmiş hissi uyandırıyor… Yine de istediğiniz gibi kullanabileceğiniz performansı sunabilecek kapasiteye sahip olan N200’e önyargıyla yaklaşmamak lazım…

NASA’yı hack’ledi, mahkeme kararsız

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

NASA ve ABD ordusunun çeşitli birimlerindeki bilgisayarlara sızmayı başaran Britanyalı bilgisayar kurdunun mahkemesinde kararsızlık sürüyor.

Amerikan savcıları tarafından 2002 yılında aralarında Pentagon, ABD ordusu, donanması ve uzay araştırmalarıyla bilinen Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın bilgisayar sistemlerine sızarak 700.000 dolar değerinde hasara sebep olan Gary McKinnon’ın davası sürüyor.

“Ordu sistemleri üzerinde tüm zamanların en büyük hack girişimi” olarak adlandırılan olay konusunda McKinnon her şeyin basit bir merakla başladığını ifade ediyor. McKinnon, bilgisayarlarla haşır neşir olduğunu ve uzayda yaşamın olup olmadığına merak sardığı için ordu ve NASA’nın sistemlerinde bu konuda belgeler bulabilmek amacıyla girişimlerde bulunduğunu aktarıyor.

Amerika’da yargılanacak

Ancak Britanya’nın en yüksek kademedeki mahkemesi ise bu iddiaların ciddiyetini yeterli görmeyerek sanığın İngiliz kanunlarındaki en uzun süreli mahkumiyeti alabileceğini belirtiyor. Mahkeme aynı zamanda McKinnon’ın işlediği uluslararası suç nedeniyle Amerika’da yargılanması gerektiği konusunda da bir kararı onamıştı. Kararsızlık sürerken sanığın Amerikan mahkemelerindeki yargılama sürecinden sonra alacağı ceza belirleyici olacak.

McKinnon’ın avukatları ise konuyu tartışmaya açarak sanığın Amerika’ya teslim edilmesinin insan haklarını çiğneyeceği iddiasıyla temyize gitmiş ve yargı sürecinin Britanya dahilinde olması gerektiği konusunda ısrarcı olmuştu.

Eğer McKinnon Amerika’da suçlu bulunursa, uzmanlar sanığın 70 yıl hapis ve 1.75 milyon dolarlık para cezasına çarptırılabileceğini ifade ediyor.

Gary McKinnon’ın hack girişimi büyük yankı uyandırmış ve ardından açılan internet siteleriyle özgür bırakılması veya en azından Britanya’da yargılanması konusunda destek toplamıştı.


Seydiler site ekle - nakliyat Kartal site ekleevden eve nakliyat Arama Motoru Site Ekle Oyun Siteni Ekle SiteOfisi.Com sark dinle Lida EnYeniPTC - evden eve nakliyat - evden eve nakliyat - Sohbet Sohbet odalari Sohbet kanallari etiket prova studyosu Konteyner, iftar Yemegi Urla Resim Youtube iek sex sohbet zayflama arkada